Bir Günümüzü Nasıl Geçiriyoruz?

 

Geçirdiğimiz  zaman

Merhabalar. “Yazarlarımızdan” adı altında yeni bir kategori açmayı düşündük ve bu kategori altında kendimizden bahsedeceğiz, sizlere tavsiyeler vereceğiz, kısacası olabildiğince farklı türde denemeler yazmaya çalışacağız. Böyle bir kategori fikri aklımızda bile yoktu fakat boş vakitler hakkında konuşurken bir anda bu kategoriyi açmayı düşündük. Aslında boş vakitler konusu, çoğu insanın bizleri 7/24 bilgisayar başında oyun oynadığımızı, başka bir iş yapmadığımızı düşündüğünden çıkmıştı. Ve durum ortadaydı 🙂 O kadar çok boş vaktimiz vardı ki, anca bu yazıda anlatabilirdik bunu.

Evet gelelim bugünkü konumuz olan bir gün içinde ne yapıyoruz sorusuna. Kendim için ortalama olarak bir cevap vereceğim buna 🙂

Huzur dolu bir şekilde uyurken, bir anda telefonun alarmı öter ve bakarım saat 7:30. Neden ya, bugün de mi okul var sitemiyle, kalkmaya çalışır ve gider elimi yüzümü yıkar, saç baş düzeltir, üstümü giyinir ve okula gitmek için hazırlığı tamamlarım. Daha sonra 8:30’a kadar okula yürür veya otobüsle giderim( ruh halime göre değişir ). 8:30, gene mi ders? Dersi blok olarak işler ve yaklaşık 9:45 de ilki biter. Arkadaşlarla çıkar ve bir şeyler atıştırırız, çay içeriz. Çünkü daha kahvaltı bile yapmadık. 10:20 yeni bir ders başlar, yine blok halinde işleriz. 11:30 – 11:45 gibi bir sürede öğle arasına gireriz. Yemek yiyecek bir yer bulur, yemeği yer ve saat 13:30 olana kadar, yeniden ders başlayana kadar arkadaşlarla vakit geçiririz. 13:30’da ders başlayınca tarih yine tekerrür eder ve saat 16:30 – 16:45’e doğru okuldan çıkarız. Eve gitmemse 17:00 – 17:30 arası bir zamana denk gelir.

Neyse okulu atlattık, artık rahatız (Sanırım çok fazla Türk filmi izlemişim(aslında hiç izlemem)). Aa, çeviri yapacaktım değil mi? Hemen başlayayım. Ama bir dakika. Bugün projem üzerinde çalışmam gerek. Bilgisayarı alır, ve program yazmaya başlarım. Programı yazarız ama ilk defada çalışmayıp bizi uğraştırır. İlla ki bir aksilik çıkartacak ya. Uğraştırır ama sonunda yaparım. Saat olur 20:00 – 20:30. Hadi çeviri yapayım artık geç oluyor, yarın yine 7:30’da kalkacaksın. Ama dur, karın acıkmadı mı? Saatlerdir yemek yemiyorsun. Kalk, çık dışarı ve yemek ye tekrar eve gel. Saat oldu 21:00 – 21:30. Tamam artık karnım tok, bir işim kalmadı, çeviri yapabilirim. Kapı açılır ve ikinci öğretimden ev arkadaşlarım gelir. Aa, siz mi geldiniz, hoşgeldiniz 🙂 Çevireceğim dosyayı açar ve çeviriye başlarım. Biraz çevirebildikten sonra, arkadaşlar üstünü değiştirmiş gelmişti. Hadi Mert, gel 101 oynayalım. Hadi Mert, gel dışarı çıkalım. Hadi Mert, gel şu arkadaşın yanına gidelim. Ben oynamasam, gelmesem olmaz mı? Çeviri yapacağım bak, insanlar çeviri bekliyor bunu çevirmem lazım. Sonra çevirirsin ya, acelen ne? Para mı alıyorsun sanki, bir şey kazandığın yok kendini heba ediyorsun. Ama… (tabii bunu içimden söylerim, çünkü söyleyince komik olur(ama yardım olsun diye yapıyorum)). Tamam ya, sizi mi kıracağım gel birkaç el oynayalım, biraz gezelim. Saat olur 12:00, kaybeden gider iddiadaki dondurma, tatlı, abur cubur neyse alır gelir. Birlikte yeriz biraz konuştuktan sonra saat olur 1:00. Yarın erken kalkacağım, ne yarını yahu bugün kalkacağım altı buçuk saat sonra. Otur yahu çeviri yap, başka ne zaman çevireceksin. Oturur ve çeviriye başlarım, nihayet. Şu cümleyi de çeviriyim tamam, hazır çevirmişken bu da çıksın aradan. Aa bu köşede kalmış derken saat olur 3:30 – 5-30. Artık uyumam gerek der ve kendimi yatağa atmaya çalışırım ki belki de en zor yaptığım iş bu. Huzur dolu bir uyku uyanmamla kabusa döner 🙂

Olabildiğince sohbet eşliğinde yazmaya çalıştım. Umarım okurken biraz olsun eğlenebilmiş, beni anlayabilmişsinizdir. Bazılarınız abartıyorsun, hafta sonları var, çevirmek için bir sürü boş zamanın olabilir diyebilir. Ancak tam olarak ortalama bir günümden bahsetmemiştim. Belki de en boş kaldığım zamanlardan birisi budur. Hele ki şu 3 günümü anlatsam ne düşünürsünüz bilemiyorum 🙂 Kısacası bizi bir robot olarak görüp, 7/24 bilgisayar başında olduğumuzu ya da keyfi olarak çeviri yapmadığımızı – aksattığımızı düşünen elini vicdanına koysun. Tek diyeceğim bizim de bir hayatımız var, biz de insanız. Lütfen bizi böyle görün. Teşekkürler…

Be the change you want to see in the world.

Dünyada görmek istediğin değişim ol… – Gandhi

Written by: Mert.A

Çevirmen, yazar, elektronik aşığı... Her türlü konuyu danışabileceğiniz mail adresim: iminus2l@gmail.com Twitter'dan takip etmek için: www.twitter.com/minus2l

TECHNOGAME

TechnoGame.net güzel Türkiyemize ve halkına hizmeti, kendine şiar edinmiş, yurdun dört bir yanından katılan gönüllü programcılar ve çevirmenler tarafından oluşturulmuş bir oyun yerelleştirme sitesidir.
TechnoGame'in amacı oyunseverlerin en kısa zamanda ve en kaliteli şekilde kendi dillerinde oyun oynamalarını ve bundan keyif almalarını sağlamaktır.

Twitter

Technogame E-Sports kuruluyor! Başvurmak için hemen tıkla: https://t.co/oyEjiUOJy9
The Walking Dead Michonne: Episode 1 In Too Deep oyununun Türkçe yaması yayınlandı! Yamayı indirmek için: https://t.co/ihGVoa1DXr

Bize Destek Olun